YÖNETİM KURULU BAŞKANI'NIN MESAJI

Değerli Paydaşlarımız,

2017 yılı hem küresel piyasalarda hem de Türkiye’de ekonomik ve siyasal açıdan oldukça hareketli bir yıl oldu.

Küresel ekonomide genişlemeci para politikalarının ve yüksek likiditenin dünya ekonomisini desteklediği ve gelişmiş ülkelerde güçlü büyüme rakamlarının kaydedildiği bir yılı geride bıraktık.

ABD Merkez Bankası Fed, yıl boyunca faiz artırımı ve bilançosunu küçültme planını sürdürdü. Avrupa Merkez Bankası ise 2018’den itibaren piyasadan aldığı tahvil miktarını kademeli olarak azaltarak likiditeyi kısacağı mesajını verdi.

Gelişmiş ülkeler 2018 yılına büyüme, enflasyon ve işsizlik oranı gibi makroekonomik göstergelerde büyük ölçüde istikrarı sağlayarak girdi. Global bazda güven artışının da etkisiyle ekonomik aktivitedeki ılımlı toparlanma devam ediyor. İki yıllık zayıf göstergelerden sonra üretimin canlanması ve bunun global ticareti desteklemesiyle küresel büyümenin devam etmesi bekleniyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD de küresel ekonomideki iyileşmenin güçlenerek sürdüğünü ve genele yayılmaya devam ettiğini belirtiyor. Uluslararası Para Fonu IMF hazırladığı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin küresel büyüme tahminlerini bir önceki raporuna göre 0,1 puan yükselterek sırasıyla %3,6 ve %3,7 olarak revize etti.

2017 gelişmekte olan ülkeler açısından dönemsel olarak zorlukların yaşandığı ancak genel itibarıyla iyi bir yıl oldu. Öte yandan ülke/bölgeye özel ekonomik ya da politik konular, artan faiz oranları ve gelişmiş ülke ekonomilerinin tekrar büyümeye başlaması gelişmekte olan ülke ekonomileri ve para birimleri üzerinde risk unsuru olarak kalmaya devam etti.


Türkiye ekonomisi iyi bir ivme yakaladı.

Türkiye ekonomisi ise hem 2016 yılından devam eden hem de 2017’de başlayan sorunlara karşın hükümetin büyümeye yönelik aldığı tedbirler sayesinde iyi bir ivme yakaladı. Büyüme, artan kamu yatırımları ve teşviklerin hızlandırdığı tüketimle, beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Kredi Garanti Fonu küçük ve orta boyutlu işletmelerin faaliyetlerini desteklerken ekonomik büyümeye de katkıda bulundu.

Türkiye 2017 yılında %7,4 oranında büyüyerek OECD, Avrupa Birliği ve G20 ülkeleri arasında en güçlü büyüme performansı gösteren ülkeler içinde yer aldı.

Türk Lirası (TL), önceki iki yıla göre daha düşük oranda olsa da, 2017 yılını da değer kaybı ile tamamladı. TL’nin değer kaybının yanı sıra yüksek seyreden iç talebin ve enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu çift haneye taşıdığını gördük. Bunun üretim maliyetlerine olan etkisi 2018’de daha çok hissedilecektir. 2018 yılı için Türkiye ekonomisinde temel belirleyici risk değişkenlerinin küresel etkilerden gelecek yansımalar, bölgesel sorunlar, enflasyon ve cari açık olacağını öngörmekteyiz.


Türkiye enerji sektöründe yenilenebilir enerji ön planda kalmaya devam edecektir.

Türkiye enerji sektörü de 2017 yılını gittikçe artan bir hareketlilik içinde geçirdi. Enerji alanındaki politika ve stratejileri daha ileriye taşımak üzere 2023 hedefleri kapsamında başlayan vizyon çalışmaları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2015-2019 Stratejik Planı ile devam etmişti. 2017 yılında Bakanlık, Türkiye’nin “Milli Enerji ve Maden Politikası”nı açıkladı. Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda bölgesel ve küresel enerji vizyonunu ortaya koyması açısından son derece önemli olan bu Politika; arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa olmak üzere üç temel hedef üzerine odaklanıyor.

Enerji sektöründe 2017 yılında olduğu gibi 2018’de de yenilenebilir enerjinin öne çıkması ve yeni Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ihalelerinin yapılması bekleniyor.

Türkiye enerji sektöründeki birleşme ve satın alma işlemleri 2017’de %72 artışla 3,45 milyar dolara yükseldi. 2017 yılında elektrik üretim, dağıtım ve perakende satış ile doğal gaz dağıtım sektörlerinde toplam hacmin %58’ini oluşturan 33 adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. Bu sektör grubundaki en büyük işlemi Zorlu Enerji’nin 360 milyon dolar bedelle OEDAŞ ve OEPSAŞ’ı satın alması oluşturdu. Hizmet portföyümüze elektrik dağıtımı ve perakende satışını da ekleyen bu satın alma, entegre bir oyuncu olma stratejimiz ve hedefimiz açısından çok önemli. Zorlu Elektrik ile önemli bir müşteri tabanına ulaşıyorduk, OEDAŞ ve OEPSAŞ’la nihai tüketiciye yönelik faaliyetlerimizi daha da büyütme yolunda önemli bir adım attık.

Yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarımıza 2017’de de kararlılıkla devam ettik. Kızıldere III Jeotermal Enerji Santralimizin 99,5 MW’lık ilk ünitesini 320 milyon dolar yatırımla Ağustos ayında devreye aldık. İlk ünite yılda yaklaşık net 720 milyon kWh elektrik üretecek. Yenilenebilir enerji projelerinden bir yenisini daha ülkemize kazandırmaktan mutluluk ve gurur duyuyoruz. Kızıldere III JES’in 65,5 MW gücündeki ikinci ünitesi de 2018’de devreye girecek.


Yenilenebilir alanında güneş enerjisi ile büyümeye devam ediyoruz

Zorlu Enerji, 2017 yılında güneş enerjisi alanında yeni nesil teknolojiler geliştiren dünyanın önde gelen solar modül üreticilerinden First Solar’ın Doğu Avrupa, Avrasya ve Doğu Akdeniz’de yer alan 26 ülkede en büyük iş ortağı ve tek yetkili distribütörü oldu. Bu iş birliği sadece ürün satışı ile sınırlı kalmayacak. Geliştirdiğimiz projelerde de First Solar’ın güneş enerjisi alanındaki gücünden yararlanacağız. Güneş alanında büyüme hedefimiz için çok önemli bir adım olan bu iş birliğinin bizi ileriye taşıyacağına inanıyoruz.

2017’de yurt dışında da yeni yatırımlara başladık. Pakistan’ın Punjab eyaletinde 100 MW’lık bir güneş enerji santrali kurmak üzere yeni bir yatırıma başlarken yine aynı bölgede her biri 100 MW kurulu güce sahip olacak 2 güneş enerji santrali projesi için önlisans aldık. Ayrıca, Pakistan’da mevcut rüzgar santralimizin bulunduğu sahada 30 MW’lık hibrit bir güneş enerji santrali projesi gerçekleştirmek üzere önlisans aldık. Bu ülkedeki ilk 100 MW’lık güneş enerji santralimizi 2018’de devreye almayı planlıyoruz. Pakistan yenilenebilir enerji alanında ilk yatırım yaptığımız ülke olması özelliğiyle bizim için ayrı bir önem taşıyor. Bu dost ve kardeş ülkede ilk olarak rüzgar enerjisi alanında yatırım yapmıştık. Bundan sonra da başta güneş enerjisi olmak üzere bu ülkedeki yatırımlarımıza devam edeceğiz. Yaptığımız her iş birliği hem Pakistan’ın enerjide dışa bağımlılığının azaltılmasına hem de Türkiye’nin bölgede büyümesine katkıda bulunuyor. Ayrıca iki ülke arasındaki tarihi dostluk da güçleniyor.

Diğer yandan; bölgemizde güneş enerjisinin gelişimine liderlik etme hedefimiz yolunda çok önemli bir adım daha attık. Filistin’in elektriğinin %25’ini sağlayan elektrik dağıtım şirketi JDECO (Jeruselam District Electricity Company) ile Filistin’e elektrik sağlamak üzere güneş enerji santralleri kurulması ve işletilmesine yönelik iyi niyet anlaşması imzaladık.

 

Sürdürülebilirlik her zaman önceliğimiz olacaktır

Sürdürülebilirlik her zaman öncelikli gündem maddelerimizden biri. Sürdürülebilir enerjiyi sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir unsuru olarak değerlendiriyoruz. Stratejimizin temelinde ise düşük karbon ekonomisinin desteklenmesi yatıyor. İlk günden bu yana, iklim değişikliği ile mücadele, emisyonların azaltılması, doğal kaynakların doğru kullanılması, sosyal yönetişim, enerji verimliliği ve enerji arz güvenliği gibi konulara odaklandık. 2017 yıl sonu itibarıyla, Türkiye’deki toplam kurulu gücünün %76’sı yerli ve yenilenebilir enerjiden oluşan bir şirket olarak, sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarımız da aynı hızda devam edecektir.

Borsa İstanbul’da işlem gören ve kurumsal sürdürülebilirlik performansları üst seviyede olan şirketlerin paylarından oluşan BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde ikinci defa gönüllü olarak yer almaya hak kazandık. Şeffaflık temelinde 2010 yılından bu yana düzenli olarak karbon emisyonlarımızı ve iklim değişikliğinden kaynaklanan risk ve fırsatları nasıl yönettiğimizi CDP (Karbon Saydamlık Projesi) Platformu aracılığı ile paydaşlarımızla paylaşıyoruz. 2017 yılında CDP Su Programı’na iki şirketimizle dahil olarak su yönetimi konusunda da tüm faaliyetlerimizi değerlendirmeye başladık. Yıl içinde CDP İklim Değişikliği Programı’nda raporlama yapmış olduğumuz Zorlu Enerji ve Zorlu Doğal şirketlerimizin göstermiş olduğu performansla iklim değişikliği konusunda mücadele eden lider şirketler arasında yer alarak gururlandık.

Zorlu Enerji, geleceğe sağlam adımlarla ilerliyor. Faaliyet gösterdiği her alanda, doğru kararlarla tüm paydaşlarına değer yaratıyor. Yurt içinde büyürken, yurt dışında da bayrağımızı gururla dalgalandırıyor. Bu başarılı ivmeye katkı sağlayan, çalışkanlığı ve azmiyle fark yaratan çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza, hissedarlarımıza ve diğer tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.


Saygılarımla,

 

Zeki Zorlu
Yönetim Kurulu Başkanı