Sektör Başkanı'nın Mesajı

Değerli Paydaşlarımız;

Dünya hâlihazırda büyük bir değişim ve dönüşümden geçerken, 2020 yılında başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi; iklim krizi, şehirleşme, göçler, ekonomik dalgalanmalar ve gıda yönetimi gibi birçok küresel mesele ile bir kez daha yüzleşmememize sebep oldu.

Geldiğimiz nokta küresel olarak tüm dünyayı zorlarken aynı zamanda yenilikçi çözümler üretmek için de bir fırsat penceresi açtı. Özellikle sürdürülebilirlik ve dijitalleşme bu süreçte çok daha fazla ön plana çıktı. Görünen o ki bu iki mega trend, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na giden önümüzdeki 10 yılda sosyal ve ekonomik hayatımızı şekillendirmeye devam edecek.

Dünya; özellikle pandemi sürecinde yaşananlarla birlikte, sürdürülebilirliği bir yaşam biçimi haline getirmediğimiz sürece daha iyi bir gelecek tasarlamamızın mümkün olmadığını bir kez daha anladı. Bununla birlikte dijitalleşme ve teknolojinin hayatı iyileştirme ve yaşam kalitesini artırma noktasında üstlendiği rolü hep birlikte yaşayarak gördük. Bu fotoğraf bize; dijitalleşme ve teknolojiyi, yaşamı sürdürülebilirlik odaklı olarak iyileştirme yönünde doğru bir şekilde kullanabilirsek çok daha hızlı yol alabileceğimize dair önemli ipuçları veriyor.

Edindiğimiz iç görüyle bugün artık sürdürülebilirlik; işimizi yaparken dikkat edeceğimiz bir husus değil, aksine işimizin bütününü oluşturan ana belirleyici unsur olmak durumunda. Herhangi bir işi en baştan tasarlarken çevresel, sosyal ve yönetişime dair esasları o işin ayrılmaz bir parçası haline getirmek zorundayız. Yaptığımız iş; hem o işi yapan çalışanlar hem de tüketiciler için bir anlam ve değer yaratmalı; dünyadaki ekolojik ve ekonomik ekosistemle barışık olmalı.

Sürdürülebilirlik odaklı bu değişim ve dönüşümün bugün artık iş dünyası ve yatırımcılar tarafından da kabul görmeye başlaması çok önemli. Özellikle Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat (Green Deal) ile sürdürülebilirliği kurumsal bir çerçeveye oturtma çabası, bu konunun sistem temelli olarak bir dönüşüme doğru ilerlediğini gösteriyor. Bu, iş dünyasından para ve sermaye piyasalarına kadar her ekonomik aktörün kendini yeniden tanımlaması anlamına geliyor. 12 trilyon Euro büyüklüğündeki bir varlığı yöneten, sayıları 100’ü aşkın yatırımcıdan oluşan İklim Değişikliği Kurumsal Yatırımcılar Grubu (Institutional Investors Group on Climate Change - IIGCC), Avrupa Birliği’ne pandemi sonrası yeşil ekonomiyle çıkış formülü öneren bir mektup yazması, yatırımcıların da artık ÇSY (ESG) (Çevresel, sosyal ve yönetişim) odaklı aksiyon almaya başladığının önemli göstergelerinden biri.

Yenilenebilir enerjide Türkiye’nin öncü şirketlerinden biriyiz

Dünya böyle bir büyük değişim ve dönüşümün eşiğindeyken enerji bunun tam da merkezinde yer alıyor. İçten yanmalı motorların, doğal gaz ve kömür santrallerinin olmadığı geleceğin enerjisini bugüne ne kadar hızlı taşıyabilirsek küresel ısınmayı durdurma ve sürdürülebilir bir yaşamı inşa etme konusunda o kadar başarılı olabileceğiz.

Zorlu Enerji olarak biz de dünyadaki bu dönüşümle uyumlu bir şekilde, Zorlu Grubu’nda ortak iş yapış biçimimiz olan Akıllı Hayat 2030 stratejimiz doğrultusunda tüm faaliyetlerimizi sürdürülebilirlik odaklı yürütüyoruz. Geleceğin enerji şirketi olma vizyonuyla sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi haline getiriyoruz. Tüm faaliyetlerimizi çevreye duyarlı, paydaşlarımızın beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gerçekleştiriyoruz.

Bu vizyon doğrultusunda Zorlu Enerji olarak yenilenebilir enerjiye geçişi erken dönemde tamamlayarak 2010-2015 yılları arasında önemli yatırımlar yaptık. Bugün temel olarak sadece yenilenebilir enerjiye odaklanıyoruz. Jeotermal, güneş ve rüzgâr dışında, çalışır durumda olan farklı bir kaynağa dayalı yatırımımız bulunmuyor. Türkiye’deki kurulu gücümüzün %87’si yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanıyor. Böylece zengin ve keşfedilmemiş yenilenebilir enerji kaynak çeşitliliğini, ileri teknoloji ve inovasyonla buluştururken aynı zamanda ülkemizin düşük karbonlu yeni nesil ekonomiye geçişine katkı sağlıyoruz.

Önümüzdeki dönemde jeotermal ve güneş enerjisi yatırımlarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Zorlu Enerji olarak Türkiye’deki jeotermal enerjinin yüzde 20’sinden fazlasını biz üretiyoruz. Bu alandaki yatırımlarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte potansiyeline çok inandığımız güneş enerjisine yönelik yatırımlarımızı büyütmek ve çeşitlendirmek amacındayız. Zorlu Enerji olarak yurt dışında; %75 oranında ortak olduğumuz ZJ Strong girişim şirketi aracılığıyla Filistin’in Jericho bölgesinde toplam 1,998 MWp kurulu güce sahip Dead Sea Güneş Enerji Santrali, devreye alınmış bulunuyor. Ayrıca 13 MW gücünde güneş enerji santrali ihalesini kazanan İsrail’deki Adnit Real Estate Ltd. şirketinin %42,15 payını satın alarak bu ülkedeki yatırımlarımıza bir halka daha eklemiş durumdayız. Zorlu Solar şirketimiz ile yurt içinde kurmuş olduğumuz çözüm ekosistemimizle müşterilerimize hizmet verirken güneş enerjisi modülü ve invertör alanındaki işbirliklerimizle Türkiye ve bölge ülkelerdeki müşterilerimize tedarik hizmeti sağlıyoruz. Bununla birlikte kendi alanında lider olan First Solar’ın Doğu Avrupa, Avrasya ve Doğu Akdeniz bölgelerinin dahil olduğu 26 ülkede distribütörlüğünü yapıyoruz. Yurt dışındaki yatırımlarımızla birlikte ülkemizde de güneş enerjisine yatırımlarımıza devam etmek istiyoruz. Hibrid kapsamında çok önemli bir yönetmelik çıktı; bu sayede çok hızlı bir şekilde güneş projelerinin ortaya çıkacağını öngörüyoruz. Biz de bu doğrultuda Manisa'da bulunan Alaşehir Jeotermal Enerji Santralimizi, inşa edeceğimiz 3,58 MWp gücünde Güneş Enerjisi Santrali (GES) desteğiyle hibrit santrale çevirmek üzere harekete geçerek, kullanılan teknoloji bakımından Türkiye’de birleşik enerji santrallerinin öncü örneklerinden birini sunacağız. Bunun dışında önümüzdeki dönemde MENA, CIS ve Güney Asya bölgelerini takip ederek güneş, rüzgâr ve atıktan enerji projelerine yönelik yatırım fırsatlarını değerlendirmek istiyoruz.

Geleceğin enerjisini akıllı sistemlerle bugüne taşıyoruz

Bugün karbon salımını azaltmada yenilenebilir enerjinin tek başına yeterli olamayacağı çok açık. Ne kadar yenilenebilir enerji yatırımı yaparsanız yapın, başta yollardaki otomobiller olmak üzere karbon salımına sebep olan birçok unsur hala hayatımızın bir parçası. Bu sebeple karbon salımını kaynağında kesecek yatırımlara olan ihtiyaç her geçen gün daha da artıyor. Elektrifikasyon, dijitalizasyon ve otomasyon ile enerji sektörü bu konuda son yıllarda yenilikçi bir rol üstlenirken aynı zamanda dekarbonizasyon odaklı iş yapış biçimlerini de her geçen gün daha da geliştirmeyi sürdürüyor.

Geleceğin enerji şirketi olma vizyonu doğrultusunda 2017 yılında kurduğumuz Akıllı Sistemler bölümümüz ile bu konuda; elektrikli araçlar başta olmak üzere dijitalleşme, Ar-Ge ve inovasyon alanında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Akıllı sistemlerin ve şehirlerin kurulması konusunda dijitalizasyon çalışmalarımızın yanı sıra iş modelimizi de yine bu çerçevede dijitalize ederek dönüştürmeye ve yeni fırsatlar yaratmaya odaklanıyoruz. Elektrikli araç şarj istasyonlarından, elektrikli araç kiralamaya, akıllı ev sistemlerinden akıllı enerji yönetim sistemlerine kadar bir dizi akıllı sistemi hayata geçirmek üzere yaptığımız yatırımlarla bu konuda Türkiye’de öncü olmayı sürdürüyoruz.

Bu kapsamda Türkiye elektrikli araç pazarı henüz çok küçük olmasına rağmen elektrikli araç ekosisteminin gelişmesi için ZES (Zorlu Energy Solutions) adında yeni nesil bir teknoloji şirket kurarak öncü olmuş durumdayız. ZES ile bugün elektrikli otomobil şarj istasyonu ağımızı 81 ilimize yayarak Türkiye’nin bir ucundan bir ucuna, kesintisiz elektrikli araç deneyimi yaşatıyoruz. Türkiye’de pazar payımızı her geçen gün artırmaya devam ederken Zorlu Grubu şirketlerinden Vestel ile birlikte kurduğumuz ZES Hollanda şirketiyle bu alanda yurt dışında da büyümeyi hedefliyoruz. Aynı strateji çerçevesinde, Türkiye’de bir ilke imza atarak; sadece elektrikli otomobillerle, saatlik araç kiralama hizmeti sunan elektrikli otomobil paylaşım platformu “electrip” markası ile bu konuda da Türkiye’de öncülük etmeyi sürdürüyoruz.

Elektrik dağıtımı ve satışında Osmangazi EDAŞ ile akıllı enerji yönetim sistemlerini sahaya taşımak için çalışmalar yaparken EPDK tarafından desteklenen elektrik şarj istasyonları ve enerji depolama projeleri üzerine Ar-Ge çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Karbon salımının azaltılmasına yönelik uluslararası Ar-Ge projelerine dahil olarak kolektif çözümün bir parçası olmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 programı kapsamında yürütülen jeotermal sahalarda sürdürülebilirliğin sağlanması için karbondioksitin ve benzeri gazların bertaraf edilerek emisyonların sıfıra indirilmesini hedefleyen GECO projesinin ortaklarından biri olarak AB’den proje kapsamında hibe desteği almış bulunuyoruz.

2°C Bildirisi’nin imzacıları arasında yer alıyoruz

Zorlu Enerji olarak Akıllı Hayat 2030 stratejisi doğrultusunda çevresel sorumluluklarımızı işimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. İklim krizi ile mücadele adımı olarak dekarbonizasyon odaklı iş yapış biçimlerini benimsemenin yanı sıra faaliyetlerimizden kaynaklanan karbon ayak izini sıfırlama hedefi doğrultusunda da çalışmalar yapıyoruz. Kuruluşundan bu yana Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin ilkelerini benimseyen bir şirket olarak, 2°C Bildirisi’nin imzacıları arasında da yer alıyoruz. Karbon Saydamlık Projesi’ne Türkiye’den gönüllü olarak katılan ve aynı zamanda Türkiye’de ISO 14064-1 Sera Gazı Doğrulama Standardı alan ilk enerji şirketiyiz. Gökçedağ Rüzgar Santrali Projesi ile Gold Standard Sertifikası alarak ve Gönüllü Karbon Piyasası’na entegre olarak Türkiye’nin ilk karbon emisyon projesini gerçekleştiren şirketiz. Tarım ve Orman Bakanlığı ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiğimiz “Sıfır Karbon Ayak İzi Ormanları Projesi” ile 1.2 milyon fidan dikerek karbon ayak izimizi sıfırlamayı hedefliyoruz.

Paydaş katılımına önem veriyor, fırsat eşitliğini sağlamaya odaklanıyoruz

Zorlu Enerji olarak ÇSY (ESG) prensipleri doğrultusunda paydaş katılımına önem veriyor, kapsayıcı bir strateji benimsiyoruz. Çeşitliliği, fırsat eşitliğini ve katılımcılığı, yenilikçiliğin ve gelişimin temeli olarak görüyor; bu düşünceyle başta çalışanlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımız için kapsayıcı bir iş ortamı yaratmaya odaklanıyoruz. Bu çerçevede paydaşlarımızı tüm süreçlere dahil etmeye özen gösteriyoruz. Yapılan yatırımlarla ilgili etki alanımız dahilindeki yerel halkı, sivil toplumu ve ilgili tüm paydaşları bilgilendiriyor, çalışmalara katılmalarını sağlıyoruz. Yerel istihdama öncelik vermenin yanı sıra bölgesel ihtiyaçlara destek verilmesi yoluyla yerel kalkınmaya da katkıda bulunuyoruz. Yatırımlarımızın doğal ve kültürel mirasa olan çevresel ve sosyal etkilerini ölçümlüyor, değerlendiriyor ve etkilerimizi azaltmaya yönelik önlemler alıyoruz. Tedarik zincirimizde sürdürülebilirlik kriterlerimize uygun şekilde hareket edilmesine önem veriyor, bu konudaki farkındalığı değer zincirimize yaymaya özen gösteriyoruz. Akıllı Hayat 2030 stratejisi doğrultusunda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda fırsat eşitliğini beyan ediyor ve bu konuda birçok yeni uygulama geliştirerek hayata geçiriyoruz. Eşit Bi’ Hayat programımız kapsamında kadınların iş gücüne katılım oranının artırılmasına, fırsat eşitliğinin kurum politikası haline getirilmesine ve üst yönetimde kadın temsiliyetinin artırılmasına odaklanıyoruz. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı stratejik çerçevesi doğrultusunda Zorlu Enerji’de; söylem, iş ortamı ve iş birlikleri kapsamında fırsat eşitliğini gözeterek hareket ediyoruz.

ÇSY (ESG) odaklı finansman yöntemlerinde dünyada ilklere imza atıyoruz

Zorlu Enerji olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimi haline getirirken finansman yöntemlerimizi buna göre yeniden tanımlıyor, ÇSY (ESG) odaklı yeni nesil “Yeşil Finansman” yöntemlerini etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bu kapsamda 2018 yılında Garanti BBVA tarafından Zorlu Enerji’ye sağlanan 10 milyon ABD doları tutarındaki kredinin faizi şirketimizin sürdürülebilirlik performansına endekslenerek Türkiye’de ilk, dünyada ise beşinci yeşil kredi anlaşmasına imza atılmış bulunuyor. 2021 yılında ise Zorlu Enerji adına Türkiye’nin ilk sürdürülebilir sukuk (kira sertifikası) ihracı Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) tarafından gerçekleştirildi. Sürdürülebilir altyapımız ve temiz ulaşım projelerimizi içeren bu ihraç ile sürdürülebilir sukuk çerçevesi itibariyle dünyada bir ilke imza atmış bulunuyoruz.

Dünyada giderek artan sürdürülebilirlik ve ÇSY (ESG) odaklı yaklaşıma paralel olarak; iş yapış biçiminden yeni nesil işlere, sosyal etki odaklı projelerden yeni nesil finansmana kadar attığımız tüm bu adımların uzun dönemde Zorlu Enerji için kalıcı bir değer yaratacağına, dünya için sürdürülebilir bir yaşamının inşasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Bu inançla önümüzdeki dönemde de Zorlu Enerji olarak geleceğin enerji şirketi olma hedefimiz doğrultusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu uzun soluklu yolcukta bize değer katan başta çalışanlarımız olmak üzere, hissedarlarımıza, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve diğer tüm paydaşlarımıza Zorlu Enerji’ye kattıkları değer için teşekkürlerimizi sunarız.

Saygılarımla

Sinan AK

CEO

Zorlu Enerji